25 Kasım 2014

Kadına Karşı Şiddete Son



Maalesef, kadına şiddet toplumsal bir yara ve bu yaranın kapanabilmesi için hepimizin üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. 


Aslında bu konuda yazılacak çok şey var. Bu konu ile ilgili yazımı yakında tekrarlayacağım.


Bugün Türkiye’de her gün şiddet gören, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz intihar eden ve intihara zorlanan kadınlar var.
bianet'in yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de, 2014’ün ilk 10 ayında 235 kadın erkekler tarafından öldürüldü;  88 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi, 499 kadına şiddet uygulandı; 75 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunuldu.
Dünya Bankası verilerine göre ise, dünya genelinde şiddet nedeniyle hayatını kaybeden 15-44 yaş grubundaki kadınların sayısı, kanser, sıtma, trafik kazası ve savaşlar nedeniyle ölen kadınlardan daha fazla. UN Women’ın yaptığı araştırmaya göre üç kadından biri psikolojik ve cinsel şiddete uğruyor.
Kadınlar, ekonomik ve sosyal nedenlerden şiddete “Dur” diyemiyor, fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor. Kanunlardaki eksiklikler, güvenlik görevlilerinin ve devlet kurumlarının, şiddet konusuna yeteri kadar önem vermemesi, kadınların cesaretini kırıyor ve içinde bulundukları “şiddet ortamını” kabullenmelerine neden oluyor.
Birleşmiş Milletler, 1985’te 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü” ilan etti ve bu olaydan sonra kadına yönelik şiddete karşı birçok kampanya düzenlendi. Ancak kadına karşı şiddet hala durmuyor.
Bu nedenle biz kadınlar,
-Şiddetle dolu bir yuvayı kurtarmak isteyen; kız çocuklarını babaları, dedeleri yaşında erkeklerle evlendiren “aile büyüklerini”,
-Cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaları hayata geçiren devlet görevlilerini,
-Kadınların ekonomik özgürlüğünü hiçe sayan, 3 çocuk ve erken yaşta evliliğe teşvik eden hükümet yetkililerini,
- Şiddete uğrayan kadınlar için sığınma evlerinin sayısını ve ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek çalışmalarını artırmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı,
-Kendisine sığınan kadınları, şiddet gördüğü eşine teslim eden; gözaltında ve cezaevinde kadınlara şiddet uygulayan emniyet görevlilerini,
- Kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici ve kadınları “aşağılayıcı” yayınlar yapan medyayı
İSTEMİYORUZ!
Tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz.
KA.DER Genel Yönetim Kurulu adına
Gönül Karahanoğlu

Kaynak; http://www.ka-der.org.tr/tr-TR/Page/News/2862/kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadeleye-