21 Ocak 2013

İstiklal'in İnci'si



70’li yıllarda ne çok giderdim, (tabi giderdim derken götürülürdüm, çünkü küçüktüm) İstiklal’e. Hala da gidiyorum. Mutlaka bir tiyatro, opera veya konser izlemek AKM’de. Sonra İstiklal caddesi. Hemen git, Saray muhallebicisinde yemek ye, arkasından İnci’de profiterol. O unutulmaz tat. İstiklal demek tiyatro, opera, konser izlemek ve profiterol yemek demekti benim için. Daha 8 veya 9 yaşlarındaydım bu anlattıklarımla tanıştığımda. O yıllarda hafta sonu geldiğinde, yapmayı en çok sevdiğim şeylerdi. Çevremden bildiğim kadarıyla bizim jenerasyon için bunlar çok değerliydi o zamanlar. Bazen bir buluşma noktası, bazen şahane lezzet, bazen de sadece oraya uğrayamayasam bile, onun orada olduğunu bilmekti. Gidemediğim zaman bile o oradaydı, bilirdim.. Şimdi İnci yok, İstiklal yok, Taksim yok, en kötüsü İstanbul yok. Birçoğumuz için gençliğimizin sembolleri, değerleri, önemli hatıraları vardır. İşte, İnci o önemli gençlik hatırasıydı benim için. Şimdi ise o hatırayı, beni, İstiklal’i yok ettiler, hatta çocukluğumu aldılar. 
Eğer yapılması gereken bir durum varsa bile, bunu daha az rahatsız edici yollarla, yağmalama yapmadan çözmek zor olmasa gerek. Hç kimsenin hatıraları, tarihi yok etmeye hakkı yok. Yavaş yavaş istanbul hatıralarının, değerlerinin ve en önemlisi tarihin yok edilişini izliyoruz. İnci pastanesi ile ilgili televizyonda son gördüğüm, sokağın ortasında ürünlerinin dağıtıldığı idi. Yeyin, yeyin diyen bir adam. Neyi yok ettiklerinin bilincinde bile olmayan, tarihe önem vermeyen, değerleri bilmeyen bir adam. Maalesef inci ile ilgili herkesin zihninde bu görüntüler kaldı. Ama ne yaparsanız yapın, benim kafamdaki, kalbimdeki İnci’yi yok edemeyeceksiniz. Bir tarihi yok etmek, o ülkenin kültürünü yok etmek demektir. 
Yaptıklarınız için değil, sizin için üzülüyorum. Kadir kıymet bilmediğiniz, tarihe önem vermediğiniz için……………