30 Nisan 2015

Fotoğraflı Pasta

Fotoğraflı pasta yapmayı daha önce de denedim fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bayağı araştırdım nasıl yapılır diye ve çok farklı yöntemler okudum zira fotoğrafı iyi yerleştirmezseniz kesinlikle hava yapıyor ve fotoğraf bozuluyor, bozulunca görüntü kötü oluyor. Baskılı fotoğraflar şekerden yapıldığı için ilk yaptığımda dokunmaya korkmuştum. Fakat bu sefer, kesinlikle bir cesaret yapacağım deyip kolları sıvadım. Fotoğrafı yerleştirmedeki en önemli kısım, pastanın üzerine fotoğrafı koyduktan sonra eğer varsa şeker hamuru ütüsü ile, yoksa elinizle üzerinden muhakkak geçmek gerekiyor. Böyle yapıldığında hiç bir problem yaşanmıyor. 
Bu detayları özellikle yazmak istedim ki, benim gibi sıkıntı yaşayan olursa bir nebze de olsa katkıda bulunayım.




30 Mart 2015

Dinazor Pasta (Dinosaur Cake)

Bu pastayı yapmak için, oldukça çok araştırma yaptım. Birkaç çizim ve öneri buldum ve az da olsa işime yaradı. Şimdi tekrar aynısını yapmaya kalksam çok daha iyi yaparım ama bu ilk deneyim oldu. Bu yüzden bu pastayı her detayı ile paylaşmak istedim. Yapmak isteyen olursa belki bir nebze faydam olur.












18 Mart 2015

18 Mart Çanakkale Zaferi


Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,

Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,

Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin

Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin HALİL ONAN

14 Şubat 2015

Bugün Özgecan'ın Cenazesi ile Birlikte İnsanlık Cenazesi de Kaldırıldı

Şimdi sadece yazıyorum, ne desem ne yazsam boş, bomboş, Şu anda  bir ailenin evi alev alev yanıyor. Kalpleri, canları yanıyor ve bu yangın kolay kolay sönmeyecek bir yangın. Bir anne, bir baba bundan sonra yaşayacak mı? yaşayabilecek mi? Bence sadece nefes alacaklar ama yaşamayacaklar.

Hem kız hem erkek çocuğuna sahip bir anne olarak sadece şunu söyleyebilirim ki, bu acıya dayanmak imkansız. Allah kimseye bu acıyı göstermesin. Çok üzgünüm ama çok.
23 yaşında olan kızım gece de dışarı çıktığında, onu rahatsız etmeyeyim, şimdi arkadaşlarının yanında, aramayayım derim ama o mutlaka beni arar, haberdar eder. Şimdi artık son zamanlarda yaşanan bu tür olaylardan sonra, biz kızlarımıza ne tembih edeceğiz, ne söyleyeceğiz.
Biz gençliğimizde sokaklarda rahatça dolaşır, gece yarıları evlerimize rahatça dönerdik. Korkmadan otobüse, minübüse, taksiye binerdik. Hatta mini eteklerle büyüdük. Daha cesur, daha özgürdük biz sanki.
Oysa şimdi, sokağa dahi çıkamayacak hale geldik. Kadına şiddet, kadın cinayetleri, kadın hakları, ne giyeceği, nasıl davranması gerektiği, kürtajı, sezeryan olup olamayacağı ve daha birçok konu siyasete alet edilir oldu. Bu nasıl bir anlayış, anlaşılır gibi değil.
İşte bütün bunlar tartışılırken, bakın bu ülkede neler yaşanıyor ve azalacağına artarak yaşanıyor. Bu güzel evlada bunu yapanlar maalesef çocuk sahibi oluyor ve onları eğitiyor, büyütüyor. Peki soruyorum şimdi, bu insanların yetiştirdikleri çocuklar nasıl yetişiyor ve neler yaşayarak büyüyor. Büyüdüklerinde karşımıza nasıl bireyler olarak çıkacaklar?
Türlü sebeplerden dolayı bu ve buna benzer suç işleyenler gereken cezaları almayıp, bir de üzerine indirimler alıyor. Devletlerin görevlerinden biri toplumların güvenliği değil mi? Sen devlet olarak gerekenleri yapmaz, huzuru sağlamak yerine halka savaş açarsan,  bunun sonu nereye varır... Soruyorum?

Üzgünüm, çok üzgünüm. Bugün bir evladımız çok ama çok acı bir sonla aramızdan zorla alındı.
Ben de anneyim, kadınım, bir kız çocuğum var ve ben bugün ölsem kızımı kimlerin eline bırakacağımı düşünerek gözüm arkada gideceğim. Umuyorum ki bu son olsun, başka canlar yanmasın.
Ben şimdi Özgecan'ın annesiyim, çünkü acısını derinden hissediyorum.  
Özgecan nur içinde uyu...
UYAN TÜRKİYE
 Sizlere, sevgili Hürrem Sönmez'in bu önemli yazısı ile baş başa bırakıyorum.
http://www.diken.com.tr/biz-size-hic-guvenmedik-aslinda-bu-ulkede-dogdugumuza-hic-sevinemedik/


4 Ocak 2015

2014 Yılını Şahane Bir Proje ile Kapattık

Büyükçekmece Sinanoba mahallemizde muhtarımız eşliğinde, mahallemizin kadınlarına destek amaçlı evlerinde, el emeği, göz nuru yaptıkları ürünleri sergiledikleri ve sattıkları bir pazar kurduk. 8 gün boyunca hem ürünlerimizi tanıttık, hem de sattık. Aynı zamanda çok güzel dostluklar kurduk. Evlerinde emek verip çalışan kadınlar için bence her mahallede rahatlıkla uygulanabilecek bir proje. Başka mahalleler için umarım biz de örnek oluruz.

Şimdi Sinanoba mahallesi pazarımızdan bazı kareleri paylaşmak istiyorum…