18 Mart 2015

18 Mart Çanakkale Zaferi


Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,

Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,

Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin

Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin HALİL ONAN

14 Şubat 2015

Bugün Özgecan'ın Cenazesi ile Birlikte İnsanlık Cenazesi de Kaldırıldı

Şimdi sadece yazıyorum, ne desem ne yazsam boş, bomboş, Şu anda  bir ailenin evi alev alev yanıyor. Kalpleri, canları yanıyor ve bu yangın kolay kolay sönmeyecek bir yangın. Bir anne, bir baba bundan sonra yaşayacak mı? yaşayabilecek mi? Bence sadece nefes alacaklar ama yaşamayacaklar.

Hem kız hem erkek çocuğuna sahip bir anne olarak sadece şunu söyleyebilirim ki, bu acıya dayanmak imkansız. Allah kimseye bu acıyı göstermesin. Çok üzgünüm ama çok.
23 yaşında olan kızım gece de dışarı çıktığında, onu rahatsız etmeyeyim, şimdi arkadaşlarının yanında, aramayayım derim ama o mutlaka beni arar, haberdar eder. Şimdi artık son zamanlarda yaşanan bu tür olaylardan sonra, biz kızlarımıza ne tembih edeceğiz, ne söyleyeceğiz.
Biz gençliğimizde sokaklarda rahatça dolaşır, gece yarıları evlerimize rahatça dönerdik. Korkmadan otobüse, minübüse, taksiye binerdik. Hatta mini eteklerle büyüdük. Daha cesur, daha özgürdük biz sanki.
Oysa şimdi, sokağa dahi çıkamayacak hale geldik. Kadına şiddet, kadın cinayetleri, kadın hakları, ne giyeceği, nasıl davranması gerektiği, kürtajı, sezeryan olup olamayacağı ve daha birçok konu siyasete alet edilir oldu. Bu nasıl bir anlayış, anlaşılır gibi değil.
İşte bütün bunlar tartışılırken, bakın bu ülkede neler yaşanıyor ve azalacağına artarak yaşanıyor. Bu güzel evlada bunu yapanlar maalesef çocuk sahibi oluyor ve onları eğitiyor, büyütüyor. Peki soruyorum şimdi, bu insanların yetiştirdikleri çocuklar nasıl yetişiyor ve neler yaşayarak büyüyor. Büyüdüklerinde karşımıza nasıl bireyler olarak çıkacaklar?
Türlü sebeplerden dolayı bu ve buna benzer suç işleyenler gereken cezaları almayıp, bir de üzerine indirimler alıyor. Devletlerin görevlerinden biri toplumların güvenliği değil mi? Sen devlet olarak gerekenleri yapmaz, huzuru sağlamak yerine halka savaş açarsan,  bunun sonu nereye varır... Soruyorum?

Üzgünüm, çok üzgünüm. Bugün bir evladımız çok ama çok acı bir sonla aramızdan zorla alındı.
Ben de anneyim, kadınım, bir kız çocuğum var ve ben bugün ölsem kızımı kimlerin eline bırakacağımı düşünerek gözüm arkada gideceğim. Umuyorum ki bu son olsun, başka canlar yanmasın.
Ben şimdi Özgecan'ın annesiyim, çünkü acısını derinden hissediyorum.  
Özgecan nur içinde uyu...
UYAN TÜRKİYE
 Sizlere, sevgili Hürrem Sönmez'in bu önemli yazısı ile baş başa bırakıyorum.
http://www.diken.com.tr/biz-size-hic-guvenmedik-aslinda-bu-ulkede-dogdugumuza-hic-sevinemedik/


4 Ocak 2015

2014 Yılını Şahane Bir Proje ile Kapattık

Büyükçekmece Sinanoba mahallemizde muhtarımız eşliğinde, mahallemizin kadınlarına destek amaçlı evlerinde, el emeği, göz nuru yaptıkları ürünleri sergiledikleri ve sattıkları bir pazar kurduk. 8 gün boyunca hem ürünlerimizi tanıttık, hem de sattık. Aynı zamanda çok güzel dostluklar kurduk. Evlerinde emek verip çalışan kadınlar için bence her mahallede rahatlıkla uygulanabilecek bir proje. Başka mahalleler için umarım biz de örnek oluruz.

Şimdi Sinanoba mahallesi pazarımızdan bazı kareleri paylaşmak istiyorum…







12 Aralık 2014

Nutellalı Yılbaşı Kurabiyeleri

Uzun zamandır yapmak istediğim ve ancak fırsat bulup yaptığım bu muhteşem kurabiyeler için Cafefernando'ya çok teşekkür etmek istiyorum. Şimdiye kadar Cenk'in tariflerinde hiç yanılma olmadı. Bu kadar güvenle bir tarifi yapmak mükemmel bir şey. hem çok lezzetli oluyorlar, hem de malzeme sorunu yaşanmıyor. Zira verdiği ölçüler hiç şaşmıyor. Muhteşem lezzetteki bu kurabiyeleri mutlaka denemenizi tavsiye ederim. 

4 Aralık 2014

Engelleri Kaldır...

Hepimiz, birer engelli adayıyız. Bugün sağlıklı olmamız, yarın da sağlıklı olacağımız anlamına gelmiyor... Kutlamayalım... Farkında olalım...




25 Kasım 2014

Kadına Karşı Şiddete Son



Maalesef, kadına şiddet toplumsal bir yara ve bu yaranın kapanabilmesi için hepimizin üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. 


Aslında bu konuda yazılacak çok şey var. Bu konu ile ilgili yazımı yakında tekrarlayacağım.


Bugün Türkiye’de her gün şiddet gören, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz intihar eden ve intihara zorlanan kadınlar var.
bianet'in yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de, 2014’ün ilk 10 ayında 235 kadın erkekler tarafından öldürüldü;  88 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi, 499 kadına şiddet uygulandı; 75 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunuldu.
Dünya Bankası verilerine göre ise, dünya genelinde şiddet nedeniyle hayatını kaybeden 15-44 yaş grubundaki kadınların sayısı, kanser, sıtma, trafik kazası ve savaşlar nedeniyle ölen kadınlardan daha fazla. UN Women’ın yaptığı araştırmaya göre üç kadından biri psikolojik ve cinsel şiddete uğruyor.
Kadınlar, ekonomik ve sosyal nedenlerden şiddete “Dur” diyemiyor, fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor. Kanunlardaki eksiklikler, güvenlik görevlilerinin ve devlet kurumlarının, şiddet konusuna yeteri kadar önem vermemesi, kadınların cesaretini kırıyor ve içinde bulundukları “şiddet ortamını” kabullenmelerine neden oluyor.
Birleşmiş Milletler, 1985’te 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü” ilan etti ve bu olaydan sonra kadına yönelik şiddete karşı birçok kampanya düzenlendi. Ancak kadına karşı şiddet hala durmuyor.
Bu nedenle biz kadınlar,
-Şiddetle dolu bir yuvayı kurtarmak isteyen; kız çocuklarını babaları, dedeleri yaşında erkeklerle evlendiren “aile büyüklerini”,
-Cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaları hayata geçiren devlet görevlilerini,
-Kadınların ekonomik özgürlüğünü hiçe sayan, 3 çocuk ve erken yaşta evliliğe teşvik eden hükümet yetkililerini,
- Şiddete uğrayan kadınlar için sığınma evlerinin sayısını ve ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek çalışmalarını artırmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı,
-Kendisine sığınan kadınları, şiddet gördüğü eşine teslim eden; gözaltında ve cezaevinde kadınlara şiddet uygulayan emniyet görevlilerini,
- Kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici ve kadınları “aşağılayıcı” yayınlar yapan medyayı
İSTEMİYORUZ!
Tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz.
KA.DER Genel Yönetim Kurulu adına
Gönül Karahanoğlu

Kaynak; http://www.ka-der.org.tr/tr-TR/Page/News/2862/kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadeleye-

24 Kasım 2014

Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Öncelikle, başta Başöğretmenimiz Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin, öğretmenler günü kutlu olsun...
Bugün Sinanoba gönüllüleri olarak Muhtarımız Zeynep Akkan eşliğinde önce Mimaroba Atatürk heykeline çelenk koyup, saygı duruşunda bulunduk.
Daha sonra, Büyükçekmece'de bulunan Hayat Huzur evinde, aralarında emekli öğretmenlerinde bulunduğu yaşlılarımızı ziyaret ettik. Ayrılırken orada yaşananlardan dolayı insan kendini kötü hissediyor, fakat bunu zaman zaman tekrarlamamız gerektiğini de bize hatırlatıyor.
Biz kendi adımıza günün anlam ve öneminin gerektirdiğini, kendimizce böyle kutladık. Darısı bir daha ki kutlamalara inşallah...